9 Mayıs 2009 Cumartesi

Gerçekten Yana Olun

Serüven muhtemelen bir çoğunuzun serüvenine benziyordur.Önce hadisleri reddettim.Sonra Yalnız Kuran dedim.Sonra yalnız Kuran da yetmedi,yorumlanması gerektiğini düşündüm zira hiç akla yatkın olmayan şeyler vardı.Herneyse çocukluğumuzdan beri öğretilen birşey vardı,Allah iyilerle beraberdir,Allah iyi olanların yardımcısıdır.Aslında beyninde böyle hayali bir güç bazen çok büyük destek oluyor ama gerçeği farkettiğinde de ciddi bir yıkım oluyor.Bilirsiniz başınıza kötü birşey geldiğinde suçlunun ta kendisi sizsinizdir, iyi birşey gelirse o mutlaka tanrının bir hediyesidir.Düpedüz saçmalıktır.Ama ateistler de kabul etmelidir ki yeni bir hayat fikri gerçekten heyecan vericidir, böyle bir ihtimal bile heyecan vericidir.Sanırım birçok insan buna tav olur.Ancak sıkıntı içinde geçen ömürlerin tav olmaması çok zor.Bu coğrafyada doğduğu dolayısıyla otomatik olarak "müslüman" olduğu için yani tanrının bu cğrafyaya torpil geçmesinden dolayı şükürler dualar eden insanlar gördükçe onlara acıyorum.Yatıp kalkarak,hayvan boğazlayarak,üç beş kuruş sadaka vererek cennetteki yerini iyice sağlamlaştırıp,şükürler olsun rabbim deyip dünyanın geri kalanı cehenneme tıkılsa umrumda değil düşünce yapısında, sana bunları yapmadığın için acıyarak bakan ! , seni kurtarmak istercesine sözler söyleyen zavallılar beni iğrendiriyor.Bir tanrı varsa bu muhammed'in yada isa'nın ya da musa'nın anlattığı tanrı tanımı olmadığına eminim.Onların tanımı, (varsa) tanrıyı düpedüz küçültüyor.Onların tanımına göre o kadar önemliyim ki , 60 yıllık ömrünün sonucu sonsuza dek cehennemde ya da sonsuza dek cennette kalma ihtimalim var.Üstelik hiç kötü şey yapmamama rağmen inanmadım diye sonsuza dek yanabilirim.Birkaç kitap var , ne zaman yazıldığı kimin yazdığı belli olmayan ve birçok insan günlerini bu kitapları apaçık olmasına rağmen anlamaya çalışmakla geçiriyor.Denizleri yaranlar,karıncalarla konuşanlar,bakireden doğanlar,şeytanlar,zebaniler,yaratıklar.Bir insanın bunlara inanması ile noel baba ya gulyabaniye inanması arasında bir fark yok.Bu din saçmalığına ayrılan zaman o kadar çok ki,eminim birçok insan dertlerinden kurtulmak için tanrıya yalvardığı zamanı çözüm aramakla geçirseydi birçoğu çözmüş olurdu.Benim de çok zamanımı aldı.Başta da söylediğim gibi."tanrı mutlaka yardım edecektir" Boşversene. Onun yardımı beklemektense kendim birşeyler yaparım.Bir tanrı var mı yok mu bilmiyorum,umrumda da değil, varsa benim de onun umrunda olacağımı hiç sanmıyorum. İnananlara tavsiyem, zamanınızı cennet hayali kurarak,diğerleri cehennemde ben cennette olucam ne şanslı adamım be diye kendini tatmin ederek ve binlerce yıl önce yazılmış kitaplara boğularak geçirmemeleridir.Hayatınız sizin elinizde,bırakın hayalleri,kendinizi geliştirin,çözümlerinizi kendiniz üretin.

Dinlerin Yalanları

Söze şöyle başlamak istiyorum;Eğer Adem ile Havva Cennette haram olan ağaçtan meyveyi yemeseydi ve ceza olarakta cennetten uzaklaştırılıp dünyaya yollanmasalardı biz nerede imtihan olacaktık?Şeytan isyan etmeseydi bizi kim caydıracaktı, tanrı bizi nasıl imtihan edecekti ?Azrail, Mikail, Cebrail ve İsrafil'in görevi bizler olmadan önce neydi ? ( Demekki bunları o inandığınız psikopat tanrınız daha önceden planladı ve bunlarıda oyununa alet etti.)Evet görüyorsunuz Ey kardeşlerim bu din denilen kurumun gerçekleri bunlar...İslam hani barış dini idi. Neden ozaman okadar insan katledildi. Neden savaşlar çıktı. Neden konuşarak bir yerlere varılamadı ?Neden ülkemizde diğer dinlere duyulan saygı gibi Ateizm'e de saygı duyulmuyor ?Bu sorulara yanıt verin kardeşlerim...

Şeytan, Tevrat'taki Yaratılış Öyküsünde Neden Yok?

Tevrat'ta aşağıdaki Adem ile Havva öyküsünü okuduğumda, -barındırdığı birçok çelişki ve tutarsızlık yanında- bir şey dikkatimi çekti: Aynı konuyu işleyen Kuran'dan farklı olarak Şeytan işin içinde yok. Ne Allah'a meydan okuması, ne kendini övmesi, ne insanı saptırmak için süre istemesi, ne bu sürenin verilmesi, ne de başka bir şey... Sizce Kuran, bütün bunları nereden ve ne amaçla çıkarmış olabilir?..................................................'RAB Tanrı'nın yarattığı yabanıl hayvanların en kurnazı yılandı. Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, 'Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" diye sordu. Kadın, "Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz" diye yanıtladı, "Ama Tanrı, 'Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz' dedi." Yılan, "Kesinlikle ölmezsiniz" dedi, "Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız." Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi. İkisinin de gözleri açıldı. Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar. Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı'nın sesini duydular. O'ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler. RAB Tanrı Adem'e, "Neredesin?" diye seslendi. Adem, "Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim" dedi. RAB Tanrı, "Çıplak olduğunu sana kim söyledi?" diye sordu, "Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?" Adem, "Yanıma koyduğun kadın ağacın meyvesini bana verdi, ben de yedim" diye yanıtladı. RAB Tanrı kadına, "Nedir bu yaptığın?" diye sordu. Kadın, "Yılan beni aldattı, o yüzden yedim" diye karşılık verdi. Bunun üzerine RAB Tanrı yılana, "Bu yaptığından ötürü Bütün evcil ve yabanıl hayvanların En lanetlisi sen olacaksın" dedi, "Karnının üzerinde sürünecek, Yaşamın boyunca toprak yiyeceksin. Seninle kadını, onun soyuyla senin soyunu Birbirinize düşman edeceğim. Onun soyu senin başını ezecek, Sen onun topuğuna saldıracaksın." RAB Tanrı kadına, "Çocuk doğururken sana Çok acı çektireceğim" dedi, "Ağrı çekerek doğum yapacaksın. Kocana istek duyacaksın, Seni o yönetecek." RAB Tanrı Adem'e, "Karının sözünü dinlediğin ve sana, Meyvesini yeme dediğim ağaçtan yediğin için Toprak senin yüzünden lanetlendi" dedi, "Yaşam boyu emek vermeden yiyecek bulamayacaksın. Toprak sana diken ve çalı verecek, Yaban otu yiyeceksin. Toprağa dönünceye dek Ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın. Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın Ve yine toprağa döneceksin." Adem karısına Havva adını verdi. Çünkü o bütün insanların annesiydi. RAB Tanrı Adem'le karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi. Sonra, "Adem iyiyle kötüyü bilmekle bizlerden biri gibi oldu" dedi, "Artık yaşam ağacına uzanıp meyve almasına, yiyip ölümsüz olmasına izin verilmemeli." Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Adem'i Aden bahçesinden çıkardı. Onu kovdu. Yaşam ağacının yolunu denetlemek için de Aden bahçesinin doğusuna Keruvlar ve her yana dönen alevli bir kılıç yerleştirdi.'(Tevrat, Yaratılış, 3/1-24)